Dersimiz PHP

EBMT (Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Topluluğu) olarak, uzun süredir planladığımız EBMT Eğitimleri‘ne, 1.5 ay önce Blender: 3 Boyutlu Eğitim ile başlamıştık.
Vizelerden sonra da bu eğitimlere devam etmek istiyorduk.
Hiçbirimiz uzman olmasak da, bildiğimiz konuları başkalarına da öğretmek amaçlı eğitim vermeye gönüllü olduk ve eğitimlerimize 3 eğitim daha ekledik. Bunlar; Scheme, Photoshop ve Umutcan ile birlikte eğitmenliğinde yer aldığım PHP eğitimleri. Topluluk ve eğitimlerle alakalı ayrıntılı bilgiye, topluluğun sitesinden ulaşabilirsiniz-> EBMT. Ya da topluluğun forumunda görüşlerinizi paylaşıp, sorularınızı sorabilirsiniz-> EBMT FORUM

Gelelim asıl konuya. Vizeler ile finallerin arasında kısıtlı bir zaman olduğu için eğitimlerin süresini kısa tuttuk. Ön hazırlığımızı da mükemmel yaptığımızı söyleyemem; fakat elimizden geldiğince bildiklerimizi aktarıyoruz.
Burada PHP Eğitimi’nin dokümanlarını paylaşacağım. 3 hafta sürecek eğitimin ilk haftasında, Temel HTML Bilgisi ve PHP’nin Temel Kısımları üzerinde durduk ve PHP’de Formlar konusuna başlangıç yaptık.
Derste işlenen konuları, paylaşacağım dokümanda bulabilirsiniz. Dokümanın içeriği, derste kullandığımız slaytlar ve örnek kodlardan oluşmaktadır.
Herkese iyi kodlamalar :)

İlk haftanın tüm derslerini buradan veya buradan indirebilirsiniz.
Dersle alakalı görüşleriniz, sorularınız için EBMT Forum‘u kullanabilirsiniz.

17 Temmuz 2010

Etiketler :

Sohbet ortamlarında, arkadaşlarınızla, illa ki bahsi geçmiştir bu sözlerin:
“Ulan 5 yıl sonra ne durumda oluruz acaba?”
“Sınava 4 ay kaldı, bir geçse neler yaparız?”
“Evlendiğimizde, birbirimize misafirliğe gidip geliriz lan biz.”
“Çocuklara Enes amcanla bir gün -buraya bir sürü şey yazılır- yapmıştık diye anlatıp güler, sonra hüzünleniriz.”
Planladığımız hayatı, ilerideki olası durumlarımızı konuşuruz. Ama planladıklarımızın kaçını yaparız? Şu kadar zaman sonra deyip, o zaman geçtiğinde, söylediğimiz sözlerin çoğunu unuturuz.
Vardı benim de böyle muhabbetlerim. Neler konuşmuşuzdur kimbilir. Küçükken arkadaşlarımızla, aynı evde kalmayı hayal ederdik. Sürekli oyun oynarız diye =) Şimdi 4 öğrenci, üniversitede, aynı evde yaşıyoruz. Hatırlamıyoruz çoğu zaman, küçükken böyle isteklerimizin olduğunu.
Çok ileri tarih değil ama aklıma rastgele gelen bir tarih seçtim. Acaba 17 Temmuz 2010 tarihine kadar, hayatımda neler değişmiş olacak ve o gün ne yapıyor olacağım. Bari bir seferlik de olsa gözlemleyeyim neler olacağını.
Böyle muhabbetlerden birinde, 2010 yılının baharında, öleceğimi söylemiştim. Bakalım nolacak =)

Özledim O Günleri

Zaman kavramım yoktu ufakken. Sabah kahvaltıdan önce ekmeği almaya gider, kahvaltımı yapar, sokağa fırlardım. Saate bakmak yoktu.
Yazın sıcağında, saatlerce, durmadan, oyun oynar, gezer tozardık. Yorulmak nedir bilmezdim. Karnım acıktığında anneme seslenir,” Anneeeaaaa! Bana ekmek arası yapsanaaeeaaa!” derdim. Kızardı annem,” Gel evde ye oğlum derdi”. Fakat ben o küçük çocuk inadı ve azmiyle ikna ederdim annemi. Çoğu zaman ekmek arası peynir,zeytin kimi zaman yumurta veya evde her ne varsa. Eve yakın olmadığım bir zaman da bakkaldan bir bütün ekmeği alıp, kuru kuru yediğimi hatırlarım.
Mahallece oynanan oyunlara en büyük darbeyi internet kafeler vurmuştu. Artık 3-5 para bulabilen cips ( o zamanlar tombiydi ) almıyor, internet kafeye gidiyordu. Fifa oynardık. Bir arkadaş ‘w,a,s,d’ tuşlarını kullanırken diğeri yön tuşlarını kullanırdı. Counter’la asker, GTA ile mafya olurduk. NFS bizi yarışçı, Fifa futbolcu yapardı. Kafenin sahibi, kafeyi açmadan iki yarış yapabilmek için, internet kafenin önünde dikilirdik sabahın köründe.
Simit satmaya kadar verdim bir gün. Arkadaşımı aldım yanıma, toptan aldık simitleri, sapsarı, ufak, çember şeyler. Ama bize, herkesin sattığı simit gibi güzel geliyordu ve her şeyden önce onlar, ekmek parasıydı. “Simiiieeeetçiiiiııııeeee, taze gevrek simiiiit aaalleeeeaaaaan!” diye bağırarak dolaşmıştık tüm gün. Tabi ki sonuç hüsran. Yine de büyük bir iş başarıp 10′a yakın simit satmıştık=) Akşama evde ne yenecek derdi de yok. Menü belli : Simit , peynir ve çay.
Vardır böyle bir çok anım herkes gibi. Yazmakla bitmez, şimdilik bu kadarını hatırlamam bile yeterli benim için.
Ufakken bizi en çok üzen şey, camiden gelen ezan sesiydi. Günün bitişi ezan sesinin yankılanmasıyla olurdu. Yine saat kullanmaya gerek yoktu. Hasan Hoca ezana başladığında eve gitmek için en fazla bir dakikam vardı.

Keşke çocuk kalabilseydim.

Arada Değişiklik Şart

Etiketler :

Uzun zamandır aklımda, ama bir vesile gerekiyormuş gerçekleştirmem için. Bir öğrenci evindeki, kendime anca yeten, küçük odamın planını değiştirdim. Odamın bir halıyla tanışmasıydı, buna vesile olan.
Değişikliği severim aslında. Memleketteki evimde de fırsat buldukça, odamın planımı değiştirirdim. Tabi ki annemin izni doğrultusunda :)
Çalışma masam, giysi dolabımla yer değiştirdi. Uzun zamandır gözü oradaydı zaten. Giysi dolabı, yatağımın yerine geçti. Yatağımsa tam olarak odanın ortasına yerleşip, en güzel yeri kaptı. Değişik bir çalışma oldu evet. Ama daha bir ferah mı oldu ne? Yoksa bana mı öyle geliyor bilmiyorum.
Belli de olmaz,belki bu vesileyle vizelere çalışmaya başlarım =)

Bunlar da fikir üretme aşamasındaki taslaklarım :)
<—–Önce Sonra—–>

Personel Mesai Takip Sistemi-2

Algoritma ve Programlama – 2 dersinin 2.ödevi Personel Mesai Takip Sistemi – 2.
Vizelerden önce kodları paylaşmak faydalı olur sanırım.

Kodları bizimle paylaştığı için Umutcan’a teşekkürler.

Personel Mesai Takip Sistemi

Algoritma ve Programlama – 2 dersinin ödevleriyle kod paylaşmaya devam :)
Bu dönemin ilk ödevi Personel Mesai Takip Sistemi‘ymiş. Ödev 3 parçadan oluşuyor.

Ayrıntılar ödev metninde >>>

Kodları bizimle paylaştığı için Umutcan’a teşekkürler.