- Bu yazı fazlasıyla abartılmıştır. -

( Büyütmek için resme tıklayın. )
Ziller çaldı, dönem başladı 2-3 ay önce. Herkes heyecanlı, yeni dönem, yeni arkadaşlar, yeni dersler =)
O kadar heyecanlı ki herkes, dersleri en önlerde dinleyebilmek için canla başla dersliklere saldırıyor. Saat 9.30′daki ders için, sabah ezanıyla uyanıp okula koşanlar, gece dersliklerde sabahlayanlar, 3 gün öncesinden yer rezervasyonu yapanlar. Çılgınca bir ortam var yani. Herkes bir köşeyi kapmaya çalışıyor.
Bu konu üzerine algoritma oluşturanları gördüm. 2 hafta sonrasının planını yapanları bile. A dersinde nereye oturursa, sınavdan kaç puan alacağını hesaplayanlar da vardı. Biri tez konusu olarak bu konuyu seçtiğini söylemişti. Yerleri satın alıp diğerlerine kiralamayı düşünenler, evlenme teklifini en ön sırada yapmaya niyetliler vardı 1-2 tane.
Yorucu gelmişti bana bu tempo. Her gün, yarın acaba nerede oturacağım diye düşünüp stres yapmaya başlamıştım. Annemi arayıp derdimi anlattım. Bana metanetli olmamı, elbet benim de bir gün ön sıralarda, hocaya sıfır, klimalı, tahtanın parlamadığı yerlerde oturabileceğimi, güzel günlerin yakında olduğunu söyledi. Bu beni biraz da olsa rahatlatmıştı.
Aradan bir süre geçti ki farkına vardım. Ben de hırslarına yenik düşmüş, sıra sevdalısı, köşe kapmaca oynayan bir kişi olmuştum. Lanet olsun hayat! Bana bunları da mı gösterecektin.
Not : Durmak yok yola devam =)