İsyanım Var Ulan!

Lise yıllarındaydım Pardus’u ilk denediğimde. Çok güzel bir tecrübeydi benim için. Bilgisayara olan merakımdan dolayı da bu projenin içinde yer almayı o zamandan istiyordum, bunun için ne yapmam gerektiğini o zamanlar için bilemesem de. Üzerinden 4-5 sene geçti ve geçtiğimiz yaz Pardus’ta stajyer olarak bulundum. İstediğim olmuştu ve hayatımın en güzel zamanlarından biriydi. Her ne kadar zaman ayıramadığım için katkılarımı devam ettiremesem de her zamanki gibi uzaktan takip sürecindeyim. Durumlar nasıl mı? Bence hiç de iç açıcı değil.

Takip edenler bilirler Tübitak’ta olan biteni. Gelişmelerden biri de Bilim Kurulu’na Adnan Dalgakıran’ın atanması. Kendisinin twitter’da yazdıkları çok acı değil mi?

Eğitimle ilgili bu düşüncelere sahip kişi kimdir derseniz özgeçmişine buradan ulaşabilirsiniz (Dikkat İngilizce biliyormuş!): Adnan Dalgakıran

Daha olup biten çok şey var. Benim mantığıma hiç uymayan şeyler çoğu da. Google’da ya da ekşide birkaç aramayla ulaşabilirsiniz bu haberlere. Gerçi artık kimse rahatlıkla haber yayınlayıp görüşlerini dile getiremiyor orası ayrı!

Beni bu yazıyı yazmaya iten ise Zeki Bildirici’nin bugünkü isyanıdır (bana göre) : Yeni Yıl Haşlaması…!

Pardus projesi bir değişim süreci içerisinde. Nasıl mı? Bilen yok, tahmin yürüten çok. Resmi bir açıklama yapılamıyor, yasaklardan olsa gerek. Geliştiriciler projeden bir bir ayrılıyorlar, son ayrılık haberlerinden biri de proje yöneticisi Erkan Tekman’dan geldi. Devrim Arabaları filmini alıntılayarak bir veda yazısı yazmış kendisi : Benzin Bitti Paşam…

Çalışanlardan kimisi kendi istediği için ayrıldı, kimisi ayrılmak zorunda bırakıldı, kimisi ise resmen sürüldü. Bu arada hiçbiri resmi açıklama değil! Ama anlayan anlıyor işte.

Asıl konu ise trollerin proje üzerindeki etkisi. Bu kısmı Zeki Bildirici güzelce işlemiş. Ben de değineceğim birkaç noktaya.

“Pardus’un özgürlüğü tartışılır!”. Tamam kabul tartışılabilir doğaldır; fakat bunu söyleyenlerin kaçı kendi tanımlarına uygun özgür işletim kullanıyor ki (Özgür Dağıtımlar)? Herkes için geçerli değil tabi ki; ama çoğu kişinin tek amacı b*k atmak! Köstek olmayı, kötü yönde eleştirmeyi çok seven ve bunu çok iyi yapabilen insanlar var hep çevremizde. Kendi yaptıklarına bakmadan sadece başkalarının davranışlarını eleştirenler…

“Pardus geliştiricileri halkın “helal” parasını sömürüyorlar!”. Tek amaçları da buydu zaten! Microsoft çözümlerini kullanmak herkes için çok daha karlı değil mi? Ülkendeki kamu kuruluşlarında kullanılan her bir makinedeki işletim sistemi ve diğer uygulamalar için bir tekele para aktarmak nasıl daha uygun geliyor ki? Başka bir dağıtım kullanılsaydı, Pardus sıfırdan yazılmak zorunda mıydı? Değildi elbette; fakat projenin amaçlarına daha uygun olduğu için böyle bir yol seçildi bence, kime neye zararı var ki? Sadece çamur atmak için daha bir sürü gerekçe var ortalıkta.

Görüşüm Pardus’u sonuna kadar savunmak üzerine kurulu değil elbette. Sürekli farklı bir dağıtım deneyen ve biri üzerinde ısrarcı olmayan biriyim. İsyanım, senelerdir bir şekilde alakalı olduğum bir projede yaşananlara, üzerindeki baskılara, ağır eleştirilere. Doğruları kadar yanlışları da olsa bir şeye köstek olmadan önce destek olmayı denesek keşke? Pardus’u sevmeyebilirsiniz, doğaldır. Felsefesi, amaçları, yapılanlar size uymuyor olabilir. Fakat asılsız suçlamalarla bir şeyi karalamak ne kadar doğru ki? Mantıklı açıklamalarınız varsa, bunlara kimse bir şey demez zaten.

İsyanım, büyük bir kitlenin saygınlığını kazanmış bir bilim kurumunun son zamanlarda bu denli yıpratılmasına. Saçma sapan atamalarla, işten çıkarmalarla belli amaçlar doğrultusunda böyle bir kuruma farklı yön vermeye çalışılması üzücü! Rahatça da sövemiyoruz, istediğimiz gibi yazabilelim her düşüncemizi. Belli olmaz sonra, birilerinin düşüncelerini beğenmiyoruz dedik diye alıverirler içeri!

“Pardus şöyle ama, böyle şeyler yapıyor, bu bu yüzden var olmamalı” diyenler çıkacak. Görüşlerinize saygımız sonsuz; ama bir şeyi yıkmadan iyileştirmeyi deneyelim ilk önce, he?

Yazıyı Paylaşmak İsterseniz...

idefix Satış Ortağı

“İsyanım Var Ulan!” için 2 cevap

  1. Lipsum diyor ki:

    Yaklaşık bir ay önce pek değerli arkadaşlarıma şunu postalamışım ben de;

    06 12 2011
    “Lisans ve doktora yapanların %90 ı tembellikten ötürü bu yoldalar”
    (Bakınız: http://twitter.com/#!/merenbey/status/14412575649…)

    Bu sözlerin sahibi Tübitak Bilim Kurulu üyesi Adnan Dalgakıran hakkında bugün
    şöyle bir haber çıkmış. ( http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/tubitaka-kompresorcu-uye-haberi-49088)

    Meren yani Murat Eren de döktürmüş her zamanki gibi.
    (https://plus.google.com/u/0/116486142678525875639/posts/Bp25DVHX6G3)

    Vaktinizin olduğu bir vakit diğer bir Tübitak Bilim Kurulu üyesi Nuri Gürgür’ün özgeçmişini de okumanızı tavsiye ederim
    Hatta lütfen okuyun! http://i.imgur.com/vb8F5.png

    Ben açıp açıp insanlığın bilim ile kurtulabileceğine inancımı arttırıyorum! ”

    Anlattıklarından da çıkarılacağı üzere ne yazık ki işler epey karışık.
    Gezegenden takip ettiğim Pardus olayları hakikaten üzücü.

    Tabii Tübitak ve Tüba’da olanları da epey üzülerek takip ediyorum..

    Daha denecek çok şey var lakin bir şeylere olan inancımızı kesmeden üretimlerde bulunmaya devam etmek lazım.

    İki hafta önce katıldığım bir panelde, pek değerli konuşmacı “Bilimin ulusal anlayış ve kültürle bir ilgisi yoktur” demişti. Yukarıda saydığım bilim yuvası olan bu yerlerin duvarına bu cümleyi asmak lazım sanırım.

    Bu arada Meren yani Murat Eren hakikaten çok güzel tespitler yapıyor. Blogunun ve sosyal ağlardaki hesaplarının
    herkes tarafından takip edilmesini öneririm.

  2. Sevgili Site Yöneticisi

    İnternet üzerindeki telif hakları hakkında birçok metin okumuş olabilirsiniz. Türkiye’deki özgür internet mücadelesini de duymuşsunuzdur. Hükümetimizin sitelere uyguladığı sansürü çok acımasızca bulabilirsiniz fakat bu sefer çok daha ciddi birşey ile karşı karşıyayız. Amerikan Hükümeti yakında SOPA adında internetteki telif hakları ile ilgili bir yasayı yürürlüğe koyacak. Bununla beraber internette birçok şey değişecek.

    Kısaca size SOPA yasasından biraz bahsedeyim…

    Amerikan senatosunun hazırladığı bu yasa tasarısı eğer kabul edilirse, internet üzerinden video izleme, şarkı ve resim paylaşımı yasaklanacak ve marka değeri olan bir ürünün adını paylaştığınız zaman siz suçlu görünebileceksiniz. Bu durumda böyle paylaşım yapan siteler bloklanacak, kapatılacak ya da para cezasına çarptırılacak. Bugün ülkemizde her site her an kapatılma korkusu ile karşı karşıya. Böyle bir sorunumuz var iken Amerika’nın getireceği SOPA yasası ile Facebook, Twitter ve Youtube gibi internette zaman geçirdiğimiz birçok site değişime uğrayacak.

    Peki Siz Ne Yapabilirsiniz?

    18 Ocak’ta başta ünlü haber sitesi reddit.com ve ünlü özgür ansiklopedi sitesi wikipedia.com sitelerine karartma uygulayacak. Birgün boyunca sitelerinin giriş sayfalarını siyah yapacaklar. Biz de http://www.internettutulmasi.com adı altında bu eylemin Türkiye destekticisiyiz. Bu özgürlük mücadelemize incisözluk gibi büyük bir site destek veriyor. Sizi de bu mücadelemizde aramızda görmek isteriz. Unutmayın yarın belki sizin de siteniz bir resim paylaşımı yüzünden ceza alabilir, kapatılabilir. Bu duruma bir dur demek için sizin de desteğinize ihtiyacımız var.

    Eğer katılacağınızı bize bildirirseniz sizin de sitenizin adını http://www.internettutulmasi.com adresinde destekçi olarak paylaşacağız.

    Teşekkürler

    İletişim,

    internettutulmasi@gmail.com
    http://www.internettutulmasi.com

    lütfen site adresiniz ile geri dönüş yapınız.

Bir Cevap Yazın